Onur Programı

Süleymaniye Konuşmaları 7 – İki Hiç Arasında Bir Hep: İnsan Olmak ve İnsan Kalmak Üzerine Nazari Bir Soruşturma


İbn Haldun Üniversitesi Onur Programı’nın düzenlediği, 2019-2020 akademik yılının ilk Süleymaniye Konuşması Süleymaniye Külliyesi Salis Medrese’sinde 19 Ekim Cumartesi günü İhsan Fazlıoğlu ile ‘İki Hiç Arasında Bir Hep: İnsan Olmak ve İnsan Kalmak Üzerine Nazari Bir Soruşturma’ başlıklı konuşmayla gerçekleştirildi. Derin anlamanın yapısını açıklayarak konuya başlayan Fazlıoğlu, kavramların önemine değinerek bazı yanlış anlamda kullanılan kelimeleri açıkladı. Konferans boyunca gerek içinde yaşadığımız modern dönemden gerekse tarihteki önemli şahıslardan örnek vererek ve sözlerine atıf yaparak konuşmasını sürdüren İhsan Fazlıoğlu, konuşmasının sonunda, sorulara cevap verdi.

İlk olarak İngilizce’de ‘deep structure(derin yapı)’ olarak adlandırılan ikili kullanımı açıklayan Fazlıoğlu gerçekten bu yapının insanlar tarafından anlaşılmadığını çünkü kavramların o derin yapısına inilemediğini ve doğal olarak da kavrayışın yüzeyesel olduğunu belirtti.  Kavramların insanların eylemlerine etkisini değinen İhsan Fazlıoğlu, bir kavramın eyleme dönüşene kadar lafız, kelime, suret, mefhum, tasavvur ve yargı merhalelerinden geçtiğini; lafzın bir şeyi atmak, ağızdan çıkan şey; kelimenin Arapça’da yarık ve çizik; suretin kelimenin etrafında ki halka; mefhumun zihindeki içerik; tasavvurun ait olduğu nesneye mutabık olması; yargının ise tasdik yani hükmün doğrulanması manalarına geldiğini açıkladı. Bu seviyelere ithafen ahmakların lafızlarla buna karşılık akıllı insanların mefhumalarla konuştuğuna değindi.

Konferansın ilerleyen dakikalarında Süleyman Fazıl Efendi’ den bahseden İhsan Fazlıoğlu, onun 17. Yüzyılda yaşamış bir müderris olduğunu, fazıl isminin profesörlere ve müderrislere verildiğini açıkladı. Hz. Ali(rah.) ye atfedilen insan bilgisinin معاد- بینھما -مبدأ yani köken ve başlangıç, dönüş bilgisi ve bunun ikisi arasında kalan şeyler olduğunu, müslümanın ilme yekpare bakması gerektiğini çünkü İbn Haldun’un deyimiyle tüm insan bilgisinin ve iradesinin tevhid inancında birleşmek gayesi taşıdığını belirtti. Hakeza yaratılmışların bilgisine sahip olmanın amacının da Yaradan’a ulaşmak olduğunu belirtti. ‘Müslümanın en önemli sıfatı mükellef olmasıdır’ diyen Fazlıoğlu mükellef yani muhataba alınanlar olarak insanoğluna teklif edilenin insan olmak yani iyi, doğru ve güzel de örnek olmak olduğunu bu sebeble vasat bir ümmet; orta değil merkez, tüm kirişlerin kesildiği yerde olunması gerektiğini belirtti. 

Yıldız (*) işareti olan alanlar zorunludur