Onur Buluşmaları – Prof. Dr. Recep Şentürk


Onur Buluşmalarının ilk etkinliği 18 Ekim 2017 Çarşamba günü üniversitemizin Başakşehir yerleşkesinde gerçekleştirildi.

İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk’ün “CV’de Olmayan Hayatım” başlığını taşıyan ve yaklaşık bir saat süren konuşmasının ardından soru-cevap faslına geçildi. İnsanın gerçek hayatının CV’de olmayan hayatı olduğunu vurgulayan hocamız, şahsî ve ilmî serüveniyle ilgili birbirinden kıymetli anekdotlar paylaştı.

Samimi bir ortamda gerçekleşen hasbihalden gerek öğrenciler, gerekse diğer katılımcılar oldukça istifade ettiler.

Öne Çıkanlar

Recep Şentürk ilkokul eğitimini seçkin bir semt olan Cerrahpaşa’da, her sene kitaplık kolu seçilerek ve kitaplıktaki bütün kitapları okuyarak tamamlar.

Ortaokulda İstanbul İmam Hatip Lisesine devam eder. Okulun yanında keşfettiği kitapçı dükkânı yeni uğrak yeri olmuştur.

İlim tahsilinde ve yetişmesinde en büyük destekçisi babası olur; kitap satın alma hususunda sınırsız imkân sağlayan babası, yediklerinden giydiklerine kadar her şeye özen gösterir. Bir yandan eğitimi devam ederken diğer yandan babasının dükkânına gidip gelmeye başlayan Şentürk, ticaret yapmayı ve sorumluluk almayı burada öğrenir.

Şentürk henüz küçük bir çocukken, ilme olan ilgisini fark eden pek çok hocadan özel dersler almaya başlar. Kimi zaman dükkânda, kimi zaman da hocalarının evinde yapılan bu derslerde talebeye değer verme, ona evladı gibi muâmele etme, dersi hiçbir durumda aksatmama, vakte riayet gibi pek çok önemli hususu bilfiil yaşayan hocalarından alır.

Ortaokul ve lise yıllarında farklı sahalarda gerek klasik, gerekse güncel pek çok kitap okuyan ve Arapçayı öğrenen Şentürk, üniversitede İslami ilimler tahsiline devam etmeye karar vererek ilk ve tek tercihi olan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine birinci sırada yerleşir. Arapçadan Türkçeye ilk tercümesini de birinci sınıfta yayınlar.

Üniversiteye kayıt yaptırdıktan sonra İslami ilimleri daha iyi okuyabileceğine inandığı Pakistan’a gider; ancak gerek hayat koşulları, gerekse gittiği uluslararası üniversitenin gereksiz uygulamaları nedeniyle Pakistan’da okumaktan vazgeçerek Türkiye’ye döner.

Şentürk’ün hayatı “kendi kendini eğitme” ilkesi etrafında şekillenir. Çocukluğundan beri okumaya düşkün olan hocamız, üniversite hayatının başında dört yıllık müfredatı önüne alır, okunacak derslere göre kendisine temel eserlerden oluşan bir okuma listesi çıkarır ve bu listeyi titizlikle takip eder. Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili, Ömer Nasuhi Bilmen’in Hukûk-ı İslamiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu ve Asım Köksal’ın İslam Tarihi gibi pek çok temel eseri bu yıllarda okur.

Yabancı dili Fransızca olan Şentürk, üniversite yıllarında İngilizce de öğrenir. İngilizceden Türkçeye ilk tercümesini dördüncü sınıfta yayınlar.

Şentürk lisans eğitiminin sonlarına doğru Batı kaynaklı sosyal bilimlerle ilgilenmeye başlar. Yüksek lisans için sosyoloji sahasını tercih eder ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde master programına girer. Tez döneminde Mısır’a gitmeyi, oradaki ilmî ortamı görmeyi, Mısırlı âlimlerle tanışmayı arzu eden Şentürk, hocası Prof. Dr. Ümit Meriç Yazan’ın da onayıyla tez konusunu “Çağdaş Mısır’da Sosyoloji Çalışmaları” olarak belirler. Mısır’a giderek hazırladığı teziyle yüksek lisansını tamamlar.

Okumaları ve çalışmaları neticesinde İslam dünyasına ait bir ilim olan Fıkıh ile Batı dünyasının ürettiği sosyal bilimler arasındaki ilişkiye yoğunlaşır, her ikisi de toplumsal olayları izah etmek için kullanılan fıkıh ve sosyal bilimler mukayesesini doktora konusu olarak seçer. Çalışmalarına başladığı sırada ABD’de doktora bursu imkânı doğar ve Şentürk’ün 7-8 yıllık ABD macerası başlar.

Recep Şentürk hayatı boyunca kendi kendini yetiştirmeye uğraşmış, karşısına çıkan fırsatları değerlendirmiş, en önemlisi de dünyalık elde etmek için inandığı değerlerden taviz vermemeye gayret etmiştir. Öğrencilerine en önemli nasihatlerinden biri şudur: “Siz takva gösterir, inandığınız değerlere göre yaşar, Allah’ın rızasına uygun davranırsanız; Allah da size zorlukları kolaylaştırır ve çıkış yolu açar.”

Bu kıymetli ve ufuk açıcı sunumu için hocamıza çok teşekkür ediyoruz.