Gezilim “Osmanlı Üsküdar’ında Bir Gün” Konseptiyle Gerçekleşti


Gezi ve ilmi bir arada öğrencilere sunmak amacıyla başlatılan Gezilim etkinliğinde bu ay “Osmanlı Üsküdar’ında Bir Gün” konusu işlendi. 20/21 Nisan tarihlerinde, iki grup halinde gerçekleştirilen gezide Ömer Faruk Deliktaş rehberliğinde Çamlıca Tepesi, Atik Valide Külliyesi, Üsküdar Mevlevihane’si, Valide-i Cedid Camii, Mihrimah Sultan Camii ve Özbekler Tekkesi ziyaret edildi. 

Gezideki ilk durak olan Çamlıca Tepesinde İstanbul’a panaromik olarak bakma fırsatı bulan öğrencilerimize rehberimiz İstanbul’un önemli noktaları hakkında burada genel bilgiler verdi.

Gezimizin bir sonraki durağı Atik Valide Külliyesi oldu. İstanbul’un Asya’ya açılan kapısı konumundaki Üsküdar’da kurulan Nurbanu Valide-i Atik Külliyesi, Anadolu yakasındaki en büyük külliye olma özelliği taşır. Bu külliye başta Üsküdar olmak üzere faaliyette bulunduğu bölgeye gerek mimarisi, gerekse iş ve ticaret hacmi ile önemli katkılar sağlamıştır. Nurbanu Sultan Vakfı, imar faaliyetleri ve mahalle açısından kurucu nitelik taşımış, yerleşim ve istihdam açısından çekici bir fonksiyon eda etmiştir. Öğrencilerimiz gezi sırasında Külliyeyi gezmekle beraber İlimler ve Sanatlar Merkezinde(İSM) hem külliyeyle alakalı hem de İSM eğitim programlarıyla alakalı bilgiler aldılar.

Atik Valide Külliyesinden hemen sonra ise Üsküdar Mevlevihane’si ziyaret edildi. Çelebilik makamı tarafından zaviye olarak tanınan bu mekân, İstanbul’da açılan son Mevlevihane’dir. Uzun yıllar Mevlevî tarikatının bir müessesi olarak faaliyette bulunan Üsküdar Mevlevihane’sinin binaları halen ayakta ve bugün Klasik Türk Sanatları Vakfı tarafından Çeşitli sanatların icrası için kullanılmaktadır. 

Gezinin devamında Valide-i Cedid Camii ve Mihrimah Sultan Camii ziyaret edilerek tarihi özellikleri ve önemleri hakkında bilgi alındı. Gezinin son durağı ise Özbekler Tekkesi oldu. Osmanlı döneminde Orta Asya’dan Hac yolculuğuna çıkan Müslüman Türkler’de adet üzere, Mekke’den önce İstanbul’a uğranılırdı. Özbekler tekkesi ise bu sürede Hacıların kaldıkları 3 tekkeden biridir. İlk postnişin Nakşibendi şeyhlerinden Buharalı Seyid Hacı Abdullah Efendi, son şeyhi ise Necmettin Efendi’dir. Tekke, kendine özgü sözü, sohbeti ve meclisleriyle şehrin her sınıfı insanını dergaha çeker ve devletin himayesini de görürdü. Tekke son halini ise 1844’te Sultan Abdülmecid devrindeki tamirat ile almıştır. Tekkenin ayrıca Kurtuluş Savaşı yıllarında da önemli bir yeri vardır. Kurtuluş savaşı yıllarında Anadolu’ya Asker ve cephane göndermek için gizli üs ve hastane olarak kullanılan tekke bir çok önemli şahsiyete de ev sahipliği yapmıştır.

Gezi, Selman Küçüksucu’nun İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı(İSAR) hakkında verdiği bilgilerden sonra sona erdi.